
Nisan Ayının ‘Mikro Ay’ı Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Ay, bu ay boyut değiştirecek gibi görünse de, aslında bildiğimiz şekliyle büyümeye ya da küçülmeye hiç niyeti yok. Dört milyar yılı aşkın bir süredir Ay’ın çapı yaklaşık 3.474 kilometre (2.159 mil) olarak sabit kaldı — bu da Los Angeles ile New York arasındaki mesafeden daha kısa. NASA’nın benzetmesiyle ifade edecek olursak: Dünya bir madeni para (örneğin bir 5 kuruş) büyüklüğünde olsaydı, Ay bir kahve tanesi kadar olurdu.
Ancak bu sabit büyüklüğüne rağmen, Ay zaman zaman bize olduğundan daha büyük veya küçük görünebilir. Bu cumartesi, yani 12 Nisan’da da tam olarak böyle bir optik illüzyonla karşılaşacağız. Gökyüzü meraklıları bu olaya “mikro ay” diyor.
Herhangi bir gecede Ay’ın boyutu, gökyüzünde konumuna bağlı olarak farklı algılanabilir. Özellikle ufka yakınken, Ay gözümüze dev gibi görünebilir. Bu algı farkına “Ay yanılsaması” deniyor. Ufka yakınken Ay’ı evler, ağaçlar gibi tanıdık nesnelerle bilinçsizce karşılaştırıyoruz. Bu da Ay’ı daha büyükmüş gibi algılamamıza neden oluyor. Ancak Ay gökyüzünde yükseldikçe çevresinde kıyaslayacak bir şey kalmadığından, beynimiz onu daha küçük zannetmeye başlıyor. Gerçekte ise bu büyüme ya da küçülme sadece bir illüzyon.
Ancak mikro ay dediğimiz şey sadece bir göz yanılmasından ibaret değil.
Ay, Dünya etrafında mükemmel bir daire çizerek dönmüyor. Yörüngesi eliptik, yani hafifçe uzamış. Bu da demek oluyor ki Ay zaman zaman Dünya’ya daha yakın (yaklaşık 360.000 km) ya da daha uzak (yaklaşık 405.000 km) bir noktada bulunabiliyor. Dünya’ya en yakın olduğu noktaya “perigee”, en uzak olduğu noktaya ise “apogee” deniyor. Ay perigee noktasına ulaştığında bize daha büyük görünür — buna “süper ay” adı verilir. Süper ay sırasında Ay normalden %7 daha büyük, %15 daha parlak görünür.
Ancak bu hafta sonu işler tam tersi yönde olacak. Ay apogee konumunda olacak, yani en uzak mesafede. Bu da onun yaklaşık %14 daha küçük ve %30 daha sönük görünmesine neden olacak. İşte bu optik sonuç “mikro ay” adını alıyor.
Üstelik bu mikro ay, aynı zamanda “pembe ay” olarak da adlandırılıyor. Ancak bu ismin rengiyle hiçbir ilgisi yok. Kanlı ay (blood moon) gibi atmosferik olaylarla renk değiştirmiyor. “Pembe ay” ismi, yalnızca Nisan ayında gerçekleşen dolunaylara verilen geleneksel bir lakap. Bu isim, baharın habercisi olan pembe renkli çiçeklerin açmasıyla ilişkilendirilmiş.
Bu hafta sonu gerçekleşecek olan pembe mikro ay, gün batımıyla birlikte yükselmeye başlayacak ve en parlak haline 12 Nisan Cumartesi günü, Doğu Amerika saatiyle 20:22’de ulaşacak. Gökyüzüne ilgi duyanlar için bu önemli bir an, tıpkı süper aylar gibi.
Yine de herkes bu olaydan aynı heyecanı duymuyor. Ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’ın 2017’de Twitter’da yazdığı gibi: “Eğer geçen ayki dolunay 16 inçlik bir pizza olsaydı, bu ayki süper ay 16.1 inç olurdu. Söylemiş olayım.” Aynı ölçüyle bakarsak, mikro ay 13.76 inçlik bir pizzaya denk geliyor. Yani fark aslında gözle görülemeyecek kadar küçük ama büyüsü yerinde.
Her ne kadar minik olsa da, bu hafta sonu başınızı gökyüzüne kaldırıp Ay’ın farklı bir yüzünü izlemeye ne dersiniz? Gökyüzü hâlâ büyüleyici.








